Mezuniyet Sonrası Girişimcilik



Sakarya Üniversitesi’nde düzenlenen Spor Yönetimi Kariyer Günleri'nde BESYO öğrencileri ile ‘’Mezuniyet Sonrası Girişimcilik‘’ başlığı altında konuşmacı olarak buluştum. Marmara Üniversitesi BESYO mezunu olarak, 2009 yılı itibariyle spor sektöründe bir girişimci ve işletmeci olarak yer alıyorum. Kendi uzmanlığım ve akademisyenliğim eş zamanlı devam ederken, genç bir girişimci olarak bu panelde öğrencilere rol- model olmak, benim için oldukça heyecan ve gurur vericiydi.

Panel sırasında öğrencilerden gelen soruları ve onların tedirginliklerini bu yazımda sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü eminim ki, tüm sporcular ve öğrenciler aynı endişelere sahipler. Panel sırasında en çok merak edilen ‘’Ne zaman, nerede, nasıl çalışmaya başladınız? Hemen biz de çalışmaya başlamalı mıyız?’’ oldu. Benim bu sorular karşısında öğrencilere en büyük tavsiyem, okula girer girmez deneyim kazanmaya başlamaları yönünde oldu. Çünkü o gün orada olabilmemin en büyük sebebi, üniversite hayatımın ilk yıllarında, profesyonel sporculuğum devam ederken eş zamanlı deneyim ve çevre kazanabileceğim gerek iş gerek organizasyonlarda yer almış olmamdır. Hiç bir zaman önceliğim para kazanmak olmadı, her zaman önce kimden ne öğrenebilirim, bu organizasyonda ileriye dönük kendime nasıl yatırım yapabilirim diye düşündüm. Sonuca bakıldığında da bunun doğru yol olduğuna inanıyorum. Öğrencilerden gelen bu soruları içtenlikle ve yaşanmışlıklarımı paylaşarak yanıtladım.

Sorudan öte benim tedirginlik diye adlandırdığım ve ilgimi çeken bir yaklaşımda şuydu; ‘’Siz milli bir sporcusunuz. Burada birçok öğrenci, sporcu ama milli değil. Milli sporcu olmanın avantajlarını yaşıyor musunuz? Neler düşünüyorsunuz?‘’. Milli sporcu olmanın, avantajları elbette ki var. Bunu inkar etmek olmaz ama milli sporcu olmak bir girişimci olmak demek değil, hadi girişimci oldunuz diyelim bu da iyi bir işletme sahibi olmanız anlamına gelmiyor. İşletmem adına bugüne kadarki istatistiklere baktığımda, milli sporcu olmanın en büyük avantajını, seçim sıralamasında ön plana çıkabilmek için yaşadığımızı düşünüyorum. Yani ebeveynler çocuklarını spora yönlendirmek istediklerinde, çocuklarını milli bir sporcuya emanet etmek onlara çok daha cezbedici, güven verici ve başarıya daha yakın olabilmek olarak geliyor. Bu doğru fakat, eğer siz milli bir sporcu olmanızın yanında, bir girişimci olarak kurduğunuz işletmede sırası ile hijyene, verilen eğitime, eğitimcilerinize, müşteri ilişkilerinize, pazarlamanıza, üretkenliğinize ve en önemlisi fark yaratmaya odaklanmıyorsanız, milli sporcu olmanızın avantajını çok kısa bir süre için yaşarsınız. Önemli olan kurduğunuz ya da yarattığınız her ne ise onu devam ettirebilmektir. Bu devamlılığı sağlamak için, milli sporcu olmanın ötesinde istemek ve çalışmak gerekir. Özetle öğrencilerden gelen bu tedirgin yaklaşıma bu şekilde cevap vermeyi tercih ettim.

Panel süresince, gelen soruları ve farklı bakış açılarını, bugüne kadarki deneyimlerim ile samimiyetle yanıtlamaya çalıştım. Benim için oldukça keyifli ve kendime farklı bakış açıları kattığım hoş bir kariyer günü oldu. Yıllarca spor yapmış ve spora gönül vermiş bir birey olarak, amacım; bu yolda eğitim alarak kendini geliştirmek isteyen tüm öğrencilere ilham verebilmekti. Son olarak buradan tüm öğrencilere sesleniyorum, üniversite yıllarının keyfini çıkartırken aynı zamanda gelecek için kendinize yatırım yapmayı asla göz ardı etmeyin. Ve bir an önce başlayın!